Adil Kullanım Kotası ile ilgili yeni düzenleme

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, "Adil kullanım kotası dolduğunda kapasite özellikle 1 MB düşüyordu ve inşallah bunu da 3 MB en fazla düşecek şekilde 1 Mayıs itibarıyla uyguluyoruz. Yani, adil kullanım kotası 2018 yılı sonunda tamamen kalkmış olacak ancak, 2018 yılına varmadan biz 1 Mayıs`ta 02.00 ila 08.00 arasında kullanımları kotadan düşmeyeceğiz ve yine şu andaki uygulamada kota dolduktan sonra 1 MB düşen kapasite en fazla 3 MB düşecek." dedi.
Tarih: 29/03/2017

Arslan, Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü tarafından Kars'ta düzenlenen "Yerel Medya Buluşması"nda yaptığı konuşmada, iletişim alanında önemli çalışmalara imza attıklarını ve projelerinin sürdüğünü söyledi.

Özellikle, fiber optik altyapısını çok hızlı bir şekilde artırıp geliştirdiklerini bildiren Arslan, adil kullanım kotasıyla ilgili düzenleme yaptıklarını anlattı.

Bakan Arslan, 1 Mayıs'tan itibaren 02.00-08.00 saatlerindeki kullanımların bu kotadan düşmemesi kararını uygulayacaklarını dile getirerek, şöyle konuştu:

"Adil kullanım kotası dolduğunda kapasite özellikle 1 MB düşüyordu ve inşallah bunu da 3 MB en fazla düşecek şekilde 1 Mayıs itibarıyla uyguluyoruz. Yani, adil kullanım kotası 2018 yılı sonunda tamamen kalkmış olacak ancak, 2018 yılına varmadan biz 1 Mayıs'ta 02.00 ila 08.00 arasında kullanımları kotadan düşmeyeceğiz ve yine şu andaki uygulamada kota dolduktan sonra 1 MB düşen kapasite en fazla 3 MB düşecek. Bu da, bu alandaki kullanıcılarımızın çok daha verimli internet kullanımını sağlamak demek.

Bölgemizde GSM operatörlerinin özellikle baz istasyonları kuramadıkları nedeniyle birçok köyümüz kaliteli internet hizmeti ve cep telefonu kullanımı sağlayamıyordu. Bu konuda bakanlık olarak bir uygulama başlatmıştık. Şu ana kadar özellikle, 3G ve 2G olarak hizmet alan yerlerle anlaşma yaptık. Bundan sonra, 4,5G hizmeti alacaklar. Cep telefonlarının ve internetin çekmediği 1472 yeri tespit ettik, bununla ilgili olarak ihaleyi yaptık. Evrensel Hizmet Fonu'ndan parasını karşılayacağız ve buralara 4,5G kalitesinde internet ve kesintisiz GSM operatörleri marifetiyle görüşme sağlamış olacağız."

"5 bin cihazın dağıtılmasıyla ilgili süreci başlattık"

Görme engelliler için "Gören Göz" adlı bir uygulamalarının bulunduğunu hatırlatan Arslan, bu doğrultuda navigasyon ve özel yazılıma sahip 5 bin cihaz dağıtacaklarını aktardı.

Bu uygulama ile görme engellilerin kendilerine verilen cihazla sanki görebiliyor gibi istedikleri noktaları seçebildiğini kaydeden Arslan, "Ellerindeki cihaz gitmek istedikleri yeri tanımlıyor, 'Yolu geçiyorsun, karşıya geçtin, durağa geldik, kavşağa geldik' gibi uyarılarda bulunuyor. Bununa ilgili daha önce 10 bin cihaz dağıtmıştık, şimdi 5 bin cihazın dağıtılmasıyla ilgili de süreci başlattık. İnşallah, 41 ilde görme engelli vatandaşlarımıza 5 bin navigasyon ve özel yazılımı içinde bulunduran telefonları dağıtmış olacağız ve hayatlarını kolaylaştırmış olacağız." ifadelerini kullandı.

Elektronik cihaz kısıtlaması

Arslan, ABD ve Birleşik Krallık'a doğrudan uçuşlara getirilen elektronik cihaz kısıtlamasına da değindi.

Yolcuların cep telefonlarından büyük cihazları uçuş sırasında yanlarına alamadığını dile getiren Arslan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu uygulamanın ortadan kaldırılmasıyla ilgili gerekli girişimlerde bulunuyoruz. Bakanlık olarak teknik gelişmelerde girişimlerde bulunuyoruz, Dışişleri Bakanlığımıza gerekli bilgileri vererek onların da diplomatik yoldan çalışmalarını yürütmesini sağlıyoruz. Ülkemizin bu alandaki güvenlik önlemleri yönünde kullandığı donanım ve cihazların uluslararası otoritelerin istediğinin de üzerinde olduğunu ortaya koyduk ve teknik ekipler şu anda anlaştılar. Yakın zamanlarda onlardan da teknik ekipler gelecek, yerinde incelemeler yapacaklar. Biz kendimizden eminiz, çünkü aldığımız tedbirler dünyanın alması gereken tedbirlerin üzerinde. Bu konuda inşallah İngiltere ile yakın zamanda bu teknik temastan sonra mutabakat sağlar, ilgili problemi çözeriz. Böylece misafirlerimiz ve yolcularımız daha konforlu yolculuk yaparlar."

Arslan, ABD makamlarıyla da benzer çalışmaları yürüttükleri bilgisini verdi.

ABD'li yetkililere de aynı şeyleri söylediklerini bildiren Arslan, şunları kaydetti:

"Dünya Sivil Havacılık Teşkilatının gerekli kuralları ve istekleri üzerine uygulamalarımız var, bunu yapıyoruz. 'İlgili ekipleriniz, teknik ekipleriniz gelip yerinde inceleyebilir' dedik ancak Dünya Sivil Havacılık Teşkilatı istememesine rağmen biz onun da üzerinde yolcuların körüğe gitme aşamasında; geldiniz, arınmış sahada oturdunuz, uçağınızı beklediniz, tabletinizi, bilgisayarınızı kullandınız artık uçağa geçeceksiniz, bu aşamada kuracağımız tomografi cihazlarının siparişlerini verdik. İki tanesini 28 Nisan'da almış olacağız ve onun devamında iki ay sonra iki tane daha alacağız ki, Amerika ve İngiltere uçuşlarımız için hepsi için yeterli olacak. Tomografi cihazları da, kişilerin çantasından çıkarmadan laptopları ve taşıdıkları sıvıların da tamamının tomografisini çekecek, herhangi bir sıkıntı olmayacağını ortaya koyacak, varsa anında tespit edecek. Dolayısıyla bu cihazların kurulmasıyla birlikte biz bu engellerin de ortadan kaldırılacağını, dolayısıyla bu elektronik cihazlara yönelik sıkıntının ortadan kaldırılacağını bekliyor ve umuyoruz, gereğini de yapıyoruz."

"Bunu birinin izah etmesi lazım"

Bakan Arslan, uçuşlardaki elektronik cihaz kısıtlaması ile terör tehdidinin sanki İstanbul'dan ABD'ye giderken var, Frankfurt, Amsterdam üzerinden giderken yokmuş gibi bir izlenim oluşturulduğunu belirtti.

Almaları gereken tedbirleri fazlasıyla aldıklarını, güvenlikle ilgili her türlü donanım ve cihaza sahip olduklarını vurgulayan Arslan, "Oradaki güvenlik benim havalimanımdakinden daha iyi olsa diyeceğim ki evet, orada daha üst düzeyde tedbirler var, ondan oradan geçen yolcuya bir şey denilmiyor. Benim tedbirlerim onların hepsinin üzerinde olduğuna göre, Dünya Sivil Havacılık otoritelerinin istediği bütün tedbirleri aldığıma göre, o zaman terör amaçlı, terör niyetli biri İstanbul üzerinden giderken tehlikeli, Frankfurt üzerinden giderken nasıl tehlikeli olmuyor? Bunu birinin izah etmesi lazım." değerlendirmesinde bulundu.