Yavuz Sultan Selim Köprüsü Açıldı

İstanbul`un iki yakasını üçüncü kez birleştiren Yavuz Sultan Selim Köprüsü dünya liderlerinin de katıldığı bir törenle açıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 31 Ağustos gecesine kadar köprüden geçişin ücretsiz olacağını açıkladı. Başbakan Binali Yıldırım, "Fatih Sultan Mehmet Köprüsü`nden geçen bütün kamyon, otobüs ve TIR`lar yarından sonra şehir içine giremeyecek" dedi. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, “Dünden daha çok çalışacağız, dünden daha çok bu milletin hizmetinde olacağız” diye konuştu.
Tarih: 29/08/2016

Yavuz Sultan Selim Köprüsü ile Otoyol ve Bağlantı Yolları Açılış Töreni'nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konukları selamlayarak, açılışı yapılan köprünün ve otoyolun İstanbul'a, ülkeye, millete, Avrupa ve Asya kıtalarına, tüm insanlığa hayırlı olmasını diledi. Köprünün projesinin hazırlanmasından inşasına kadar tüm aşamalarında emeği geçen bakanları, bürokratları, yüklenici firmaları, mühendisleri ve işçileri tebrik eden Erdoğan, bu süreçte 3 başbakan ve bir de 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile çalıştıklarını, temeli Gül ile birlikte attıklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisinin o zaman Başbakan, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı'nın da Başbakan Binali Yıldırım olduğunu anımsatarak, büyük bir coşkuyla temel atıldığını anlattı. Dalga geçenler, istihza edenler ve "Yaptırmayacağız" diyenlerin olduğunu dile getiren Erdoğan, buralara gelip gösteriler yapıldığını, ancak kendilerinin "Bu yoldan dönmek yok, yapacağız." dediklerini kaydetti.

 

- "Avrasya Tüneli 20 Aralık'ta açılacak"

"Halep oradaysa arşın burada" diyen Erdoğan, köprünün yapıldığını anlattı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şimdi ise köprünün açılışının vatandaşlarla yapıldığını belirterek, şöyle devam etti:

"Bu gurur duyulası milletimizle yapıyoruz. Siz, farklısınız. Siz, tankların, topların, helikopterlerin F16'ların önünde duran bir milletsiniz. Siz onlara prim vermediniz. Size de bu eserler yakışırdı. Birinci köprü, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü oldu. Onun adını siz koydunuz. İkinci köprü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü. Şimdi de Yavuz Sultan Köprüsü'nü açıyoruz. Bu millete işte bunlar yakışır. İnşallah boğazın altından biliyorsunuz zaten bir Marmarayımız var. Değil mi? İnşallah 20 Aralık'ta da Avrasya Tüneli'nin açılışını yapıyoruz. Kardeşlerim, bu millet Allah'ın izniyle neye layıksa bunların hepsi olacak. Bunları yapacağız. Zira muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkmak öyle lafla olmuyor, icraatla oluyor. Bunu yapacağız."

Erdoğan, Yavuz Sultan Selim Köprüsü açılışında, törene katılan Bahreyn Kralı Hamed bin İsa Al Halife, Bosna Hersek Başkanlık Konseyi Başkanı Bakir İzetbegoviç, Makedonya Cumhurbaşkanı Gjorge Ivanov, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov, Azerbaycan Milli Meclis Başkanı Oktay Asadov, Pakistan Pencap Eyaleti Başbakanı Şahbaz Şerif ile dost ve kardeş ülkelerin başbakan yardımcılarına, bakanlarına, temsilcilerine şükranlarını sunarken, "Biz gerçek dostlarımızı kara günlerimizde de güzel günlerimizde de yanımızda görmekten memnuniyet duyuyoruz" ifadesini kullandı.

Yavuz Sultan Selim Köprüsü ile denizin üzerinden üçüncü kez Avrupa'dan Asya'ya geçileceğini dile getiren Erdoğan, köprünün tekerlekli araç geçişini ve raylı sistemi birlikte sağlaması bakımından kendi alanında dünyada öncü bir köprü olduğunu bildirdi. Erdoğan, köprünün dünyada bir çok şeye öncü olacağına inandığını ifade ederek, "Bununla iftihar edeceğiz, bunu göreceksiniz. Dünya filmleri buralarda çekilecek, bunu göreceksiniz. Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri... Biz bunlarla anılacağız ve bu yola bunlarla devam edeceğiz." Dedi. Bir süre önce Osmangazi Köprüsü'nün açıldığını hatırlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Osmangazi Köprüsü'yle Elhamdülillah halkımız farklılığı hissetti mi? Hissetti. Şimdi yeni hazırlıklarımız var. Ne yapıyoruz? İnşallah Kanal İstanbul'un da hazırlıklarını bitiriyoruz. Bu da yetmeyecek, şimdi Çanakkale'ye de bir gerdanlık lazım. Çanakkale Köprüsü'nün de hazırlıklarını yapıyoruz. İnşallah bütün bunlarla birlikte dünyada Türkiye, farklı bir konuma yerleşecek. Niye hazmedemiyorlar bizi? Niye kıskanıyorlar bizi? İşte bunlardan dolayı. 'Siz nasıl bunları yaparsınız?' diyorlar. Biz hangi milletin ahfadıyız? Biz hangi milletin torunlarıyız? Bizim üzerimizde bir görev var, bu görevi yapıyoruz ve yapacağız. 2 ay önce İzmit Körfezi'nin üzerinde Osmangazi Köprüsü'nü hizmete açmıştık. Geçtiğimiz yıl Atatürk Barajı üzerine kurulan ülkemizin en uzun köprülerinden Nissibi Köprüsü ile Keban Baraj Gölü üzerinde inşa edilen Ağın Karamağara Köprüsü'nü milletimize kazandırmıştık. Biz iş yapıyoruz. Bunlar öyle lafla değil, azimle oluyor azimle. Atalarımız ne demiş, 'İman öyle bir güçtür ki tekeden bile süt çıkartır'. Biz böyle inandık bu işe. Onun için de inşallah bunlar olacak."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 3. havalimanının inşasının sürdüğüne değinerek, vatandaşlara, "İnşallah ilk etapta 90 milyon yolcu... 2018'in başında açıyoruz. Tamamı bittiği zaman 150 milyon yolcu kapasiteli yeni havalimanımıza kavuşuyoruz. 150 milyon... Dünyanın ilk 3'ü... Bir numara, bittiği zaman olacak. Şunu unutmayın, esbaba tevessül ettik, Allah da bize neticesini verdi. Unutmayın, güzel bir kelam vardır 'Biz seferle emir olunduk, zaferle değil.' Biz seferdeyiz, zafer kudret, kuvvet sahibi olan Allah'a aittir." diye seslendi.  

3 katlı Büyük İstanbul Tüneli'nin yanı sıra diğer alanlarda da plan ve programların hayata geçirildiğini anlatan Erdoğan, şunları söyledi: "Türkiye, tamamlanan, inşası süren, başlanacak olan projelerle hedeflerine adım adım ilerliyor. Ekonomide tüm göstergeler, onca badireye rağmen olumlu yönde seyrediyor, sıkıntılı bir yıl olsa da olumlu yönde seyrediyor. Ama el ele vereceğiz, dayanışma halinde olacağız ve bu badireyi de çok daha başarılı bir şekilde atlatacağız. İhracatta ve turizmde yaşanan kısmi sıkıntının aşılması konusunda ciddi tedbirler hayata geçirildi, geçiriliyor. Ülkemizin önünü kesmek için bilhassa 3 yıldır maruz kaldığımız çok sayıda saldırıya rağmen görüldüğü gibi yolumuza kararlılıkla devam ediyoruz. Türkiye'nin sadece bu köprünün temelinin atılmasından açılışına kadar geçen sürede yaşadıklarını alt alta sıralarsak, pek çok ülkenin asırlık tarihinde yaşadıklarını geride bırakır. Tabii bu süreçte ilgili olarak şu gerçekleri de görmek mecburiyetindeyiz. 2013'ün Haziran ve Aralık aylarındaki saldırıları başımız dik olarak karşılayıp boşa çıkarmasaydık, Türkiye bugüne ulaşamazdı. 2014 Mart ve Ağustos ayındaki, 2015 Haziran ve Kasım ayındaki milli irade sınavlarından başarılı çıkmasaydık bugün burada olamazdık. 2015 Temmuzunda başlayan terör eylemlerini, bölücü örgütü aştığı çukurlara gömerek hüsrana uğratmasaydık Türkiye bambaşka yere sürüklenirdi. Nihayet 2016 Temmuzundaki silahlı darbe girişimini milletimizin kahramanlığı sayesinde durdurmasaydık nerelere savrulabileceğimizi ifade etmek bile istemiyorum."

Erdoğan, Ağustos ayının Türkiye'nin birlik olduğunda neler başarabileceğini gösteren örneklerle dolu olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Belki bilmeyenleriniz vardır, hatırlatayım. Yavuz Sultan Selim, inşallah cennet mekan, adına yapılan cami, Fatih Çarşamba'dadır, kabri de yanındadır. Arada sırada cumaları orada da inşallah yerine getirebilirsiniz. Bugün yani 26 Ağustos günü, 1071 yılında kazandığımız Anadolu kapılarını milletimize açan Malazgirt Zaferi'nin 945. yıl dönümü. Yine bugün 1922 yılında İstiklal Harbimizin zaferinin müjdecisi olan Büyük Taarruz'un başladığı tarih. Onun için bugün açıyoruz. Ağustos ayında neler var, neler... Mercidabık Zaferi var, Otlukbeli Zaferi var, Çaldıran Zaferi var, Belgrad Zaferi var, Mohaç Zaferi var, Kıbrıs Zaferi var, Erzurum Kongresi, Sevr'in yırtılıp atılması, Sakarya Meydan Savaşı gibi gerçekten de tarihimize altın harflerle yazılan nice hadiseleri yad ettik, ediyoruz. Esasen senenin neredeyse her günü tarihimizde çok önemli yeri olan yıl dönümlerine tekabül ediyor. Çünkü bugünden geriye doğru baktığımızda millet olarak 2 bin 200 yıllık bir devlet ve ordu geleneğine, bin 400 yıllık bir medeniyet müktesebatına, bin yıllık bir coğrafi devamlılığa sahibiz. Bu kadim tarihin en önemli vasfı birlik ve beraberlikle hareket ettiğimizde üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir sorunun ulaşamayacağımız hiçbir hedefin olmayışıdır. Daha 100 yıl önce Çanakkale Zaferi'ni, ardından İstiklal Harbi'ni millet olarak birliğimiz beraberliğimiz sayesinde kazandık."

Erdoğan, 15 Temmuz'daki darbe girişimini de hatırlatarak, "15 Temmuz'da yine milletimizin tek vücut olarak darbecilerin karşısına dikilmesi sayesinde neticeye ulaştık. İnşallah, bundan sonra da ihtilafa, tefrikaya düşmeden aynı şekilde yolumuza devam edeceğiz. Kardeşlerim! Sizlere sesleniyorum. Hep birlikte bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız." diye konuştu.

 

- "Bu milletle övünmeyeceğiz de kiminle övüneceğiz?"

Yavuz Sultan Selim ve tüm ecdadın emanetine bu şekilde sahip çıkılabileceğini aktaran Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Birliğimizi, beraberliğimizi bozmak için milletimizin arasına her dönem farklı fitne tohumları ekilmek istenmiştir. Bu, kimi zaman Alevi-Sünni fitnesi olmuştur, kimi zaman Türk-Kürt fitnesi, kimi zaman ilerici-gerici fitnesi, kimi zaman sağcı-solcu fitnesi olmuştur. Kardeşlerim kavramlar değişmiştir ama amaç hep aynı olmuştur. Geçmişte bu sebepten çok acılar yaşadık. Kardeşi kardeşe düşman ettiler. Bizi birbirimize vurdurdular. Ardından ellerini ovuşturdular. Biz her defasında akan göz yaşımızla, kanımızla, dağlanan yüreğimizle baş başa kaldık. 15 Temmuz uzun zamandır defalarca tekrarlanan bu oyunun bozulduğu tarih olmuştur. Ne yüce bir milletsiniz. Ne güçlü bir milletsiniz. Bu milletle övünmeyeceğiz de kiminle övüneceğiz? Ruhunu ve bedenini Pensilvanya'daki şarlatana esir etmiş küçük bir kesim dışında milletimiz tüm renkleriyle, tüm farklılıklarıyla istiklalinin ve istikbalinin yanında yer almıştır: Bir tarafta ruhunu, bedenini, aklını Pensilvanya'daki şarlatana teslim edenler bir tarafta da, evet, aklını, ruhunu, bedenini, her şeyini Allah'a teslim edenler. İşte fark bu... Darbeyi planlayanlar bu girişim başarılı olsa da olmasa da Türk Silahlı Kuvvetlerimiz başta olmak üzere Türkiye Cumhuriyeti'nin ciddi bir zafiyete düşeceğini sanıyorlardı. Öyle olmadığını görünce PKK'yı ve DAİŞ'i kullanarak terör eylemleriyle gerçek yüzlerini bir kez daha gösterdiler. Silahlı Kuvvetlerimiz kahir ekseriyetiyle bunları şimdi çok daha iyi tespit ediyor ve etmeye de devam edecektir. Bütün bunlara rağmen Türkiye, terörle mücadelede geri adım atmayınca üstelik bir de Cerablus operasyonunu başlatınca yeni oyunlar peşine düştüler. Dün, Artvin'de CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu'na yönelik saldırıyı işte bu çerçevede değerlendirmemiz gerekiyor. Artvin'de Sayın Kılıçdaroğlu nezdinde ülkemizin 7 Ağustos'ta Yenikapı'da Cumhurbaşkanıyla, Başbakanıyla, Genelkurmay Başkanıyla, CHP ve MHP Genel Başkanlarıyla, sivil toplum kuruluşlarıyla, tüm toplum kesimleriyle sergilediği birlik ve beraberlik manzarası hedef alınmıştır. Bunları bu çıldırtmıştır. Bu vesileyle ben bir kez daha Sayın Kılıçdaroğlu'na ve beraberinde bulunan tüm arkadaşlarına şahsım, milletim adına geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. Kendisine bu terör saldırısı karşısında gösterdiği soğukkanlı ve sağduyulu duruş için de teşekkür ediyorum. Şehit olan askerimize Allah'tan rahmet, yaralı askerlerimize acil şifalar diliyorum."

 

Başbakan Yıldırım

Başbakan Yıldırım, Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün açılış töreninde yaptığı konuşmada, İstanbul'un kıtaları, medeniyetleri, kültürleri birbirine bağlayan "köprüler şehri" ve 79 milyonun özeti, eşsiz bir şehir olduğunu söyledi.  Açılışı yapılan Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün sadece bir köprü değil aynı zamanda bir sanat eseri, bir mühendislik harikası, dünyanın en geniş köprüsü, üzerinden demiryolu geçen en uzun köprü olduğunu aktaran Yıldırım, katılımcılara "En güzel eserleri, en güzel köprüleri, Marmaray gibi tünelleri yapmak da size yakışır, sizin evlatlarınıza yakışır, Tayyip Erdoğan ve arkadaşlarına yakışır." şeklinde seslendi. Yıldırım, köprünün temelinin 3 yıl önce atıldığını anımsatarak, "Değerli İstanbullular, 29 Mayıs 2013'te, burada bu köprünün temelini attık. 11. dönem Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül Bey ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın da bulunduğu o büyük günde dedik ki 'bu köprü 3 yılda bitecek.' 2 yıl sonra gazetenin birinde, 'köprüden geriye 2 tane kule kaldı...' Bugün o başlıkları atanlar, gelsinler İstanbul'un köprüsünü görsünler. Yavuz Sultan Selim'i görsünler." diye konuştu.

"Türkiye sizinle gurur duyuyor" tezahüratlarına, "Biz sizinle gurur duyuyoruz" karşılığını veren Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: "O büyük padişah ne diyor biliyor musunuz? 'Cesaret insanı zafere, kararsızlık tehlikeye, korkaklıksa ölüme götürür.' Eğer biz korksaydık, bu aziz millet korksaydı, 15 Temmuz gecesi bir daha aydınlanmayacaktı ama Recep Tayyip Erdoğan, 'inin meydanlara' dedi, 79 milyon indi meydanlara ve Türkiye'nin geleceğini aydınlattınız. Allah sizden razı olsun. Bu köprüyü yapmaya karar verirken, Cumhurbaşkanımızla üzerinde çok düşündük. En az 3 ay, güzergahları beraber inceledik, 'oradan mı olsun, buradan mı olsun, güneyden mi olsun, kuzeyden mi olsun', 4 tane güzergah inceledik. Sonunda en doğru yeri bulduk. İşte Boğaz'ın en kuzeyinde, Karadeniz'in girişinde, bu tarihi eseri, bu mühendislik harikasını İstanbul'a kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Değerli hemşehrilerim, bu köprü sadece İstanbul'a hizmet etmiyor. Bu köprü, Uzakdoğu'dan, Çin'den yola çıkıp Londra'ya kadar giden tarihi İpek Yolu'ndaki bütün yolculuklara hizmet ediyor. Bu insanlığı birbirine bağlayan ve medeniyetleri birbiriyle buluşturan en güzel eserlerin başında geliyor."

Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün yarın hizmete gireceğini belirten Yıldırım, "Köprünün özelliği şu, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nden geçen bütün kamyonlar, otobüsler, tırlar artık yarından sonra şehir içine giremeyecek. Hepsi 'Yavuz' diyecek, Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nden geçecekler. Böylece İstanbul'un trafiği, biraz daha rahatlayacak. Bir uçtan da Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nden geçince, hemen önlerine Osmangazi çıkacak. Oradan da Körfez'i geçecekler, ver elini Bursa, ver elini İzmir... 'Yol medeniyettir' dedik yollara düştük. 14 yılda Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Türkiye'ye 18 bin kilometrenin üzerinde yeni bölünmüş yol yaptık. Ülkemizin, milletimizin hızlı tren hayalini, gerçeğe dönüştürdük. Havayolunu halkın yolu yaptık. Akıl yollarıyla yurdun her köşesini donattık. Neden yaptık? Çünkü biz, ülkemizi seviyoruz, milletimizi seviyoruz. Halka hizmet Hakka hizmettir diyoruz. Bunun için yaptık." şeklinde konuştu.

 

“Kutlu Yürüyüşü Çekemeyenler Var”

Yıldırım, Türkiye'nin kutlu yürüyüşünü çekemeyenlerin olduğunu söyledi. Bu kişiler çekemese de onların planı varsa, Hakkın da halkın da bir planı olduğunu dile getiren Yıldırım, halkın desteği oldukça, kendilerine karada da havada da denizde de ölüm olmadığını anlattı. Başbakan Yıldırım, çok önemli bir eseri hayata geçirdiklerini vurgulayarak, "Ancak bununla işimiz bitmiyor. Daha çok işimiz var. Biliyorsunuz Sultan Fatih Mehmet gemileri karadan denize indirdi. Onun torunları Recep Tayyip Erdoğan ve arkadaşları da trenleri denizin altından geçirdi. Arabaları da denizin altından geçiriyor. Fatih'in torunlarına da bu yakışır. Kıskanıyorlar. Çekemiyorlar. Varsın kıskansınlar. Biz vatandaşlarımızın geleceği, ülkemizin muasır medeniyetler seviyesine ulaşması için canımızla, kanımızla mücadelemize devam edeceğiz. Bu ülkeyi ne bölücülere ne de darbecilere asla teslim etmeyeceğiz." diye konuştu.

 

- "Memleketimizi dünyada parmakla gösterilen ülkeler arasına sokacağız"

Yıldırım, Yavuz Sultan Selim'in bir sözünü hatırlatarak, şöyle devam etti: "Yavuz Sultan Selim şunu söylüyor; 'Biz bunca meşakkate alkış uğruna katlanmadık. Halis niyetimiz rızayı ilahidir.' Bizim de niyetimiz rızayı ilahidir. Hakkın, sizin rızanızdır. İşte böyle inanmış bir millet olduğu müddetçe, biz hiçbir zorluğa pabuç bırakmayız, her türlü zorluğun üstesinden geliriz. Kim ne yapmaya çalışırsa çalışsın, medeniyet yolculuğunda emin adımlarla ilerlemeye devam edeceğiz. Hanımlar, 15 Temmuz gecesini unutmuyoruz. Hepiniz sokaktaydınız. Hepiniz demokrasi nöbetindeydiniz. Ülkeye, Türkiye'ye sahip çıktınız. Gençler ülkemize sahip çıktınız. Hepinizden Allah razı olsun."

Eserin yapılmasında emeği geçenler olduğunu dile getiren Yıldırım, "Emeği geçen yüklenici firmaya, ayrıca Ulaştırma Bakanlığının Bakan başta olmak üzere, görev yapan tüm bakanlarına, tüm çalışanlarına, Karayollarına teşekkür ederim. Ama en büyük emek, gayret, bu projelere karar veren, bize önderlik yapan Recep Tayyip Erdoğan'ındır. Sayın Cumhurbaşkanım, liderliğinizde daha çok ama çok projeler gerçekleştireceğiz. Memleketimizi dünyada parmakla gösterilen ülkeler arasına sokacağız. Yapar mıyız? İşte bu inanç, bayrak oldukça üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir zorluk yok." ifadelerini kullandı.

 

Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Arslan:

Arslan, Yavuz Sultan Selim Köprüsü ile otoyol ve bağlantı yollarının açılış töreninde, Anadolu coğrafyasını iyi bilmek, coğrafya üzerindeki köprü konumunu otoyollarla, demiryollarıyla, yüksek hızlı trenlerle, köprülerle ve tünellerle pekiştirmek gerektiğini, 100 bin kişilik ulaştırma ailesi olarak da yapmaya çalıştıkları şeyin bu olduğunu ifade etti. Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nü üzerindeki demiryolu ile birlikte yaparken amaçlarının Avrupa'yı Asya'ya bağlamak ve Bakü-Tiflis-Kars ile birlikte bu köprünün üzerinden trenleri geçirmek, Avrupa'ya götürmek olduğunu vurgulayan Arslan, şöyle devam etti:

"Biz bu görevleri yerine getirip, ülkemizin hizmetlerini tek tek yaparken, erişilebilir, ulaşılabilir bir Türkiye oluştururken, elbette riyasetinize, desteklerinize ve yol açıcılığınıza ihtiyacımız vardı. Türkiye geçmişten beri bu coğrafyada projeler yapıyor. Ancak bunları hayata geçirmek için bir lider lazımdı. Ufkun ötesini gören, bunlara hamilik edecek bir lider lazımdı. Rabbime şükrediyoruz ki 14 yıldır sizin liderliğinizde, Başbakanımızla, çalışma ekiplerimizle birlikte bu projelerde yol alacağız. Türkiye'yi erişilebilir, ulaşılabilir ve coğrafyasının hakkını verir bir ülke yaparken, biz aile olarak sizlerin hamiliğinize muhtacız."

Bakan Arslan, projeleri yaparken 15 Temmuz dahil, hainlerin hainliklerine inat gecelerini gündüzlerine katacaklarını söyledi. 15 Temmuz'daki hainliğin omuzlarına yeni bir yük yüklediğini belirten Arslan, dünden daha çok çalışacaklarını, dünden daha çok bu milletin hizmetinde olacaklarının altını çizdi.

Arslan, hiç bir kamu kaynağı kullanmadan bunun gibi bir çok projeyi daha hayata geçireceklerini vurguladı. "Yap-işlet-devret projeleri bugün Amerika'da, Harvard'da, üniversitelerde doktora dersi olarak okutuluyorsa vatandaş bilsin ki bunlar sizin ileri görüşünüz sayesinde" diyen Arslan, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bunlar, sizin ekip ruhuyla çalışmak adına milletinizin hizmetine projeleri tek tek sokmanızın sayesinde. İşte bundan sonra da yine dünyada gıpta ile izlenecek, 'Evet Recep Tayyip Erdoğan'ın projesi' denilecek, 'Türkiye Cumhuriyeti'nin projesidir' denilecek nice projeleri hizmete sokacağız."